Modanın Genç Türkleri 2

Modellikten makyaj sanatçılığına Türk modası bu kez modayla iç içe olan meslekleri işin genç uzmanlarına sorduk. Biz sustuk, onlar boşlukları tamamladı.

 

fezi

Fezi Altun – Makyaj Sanatçısı

1V1Y Stüdyo: Makyaj sanatçısı olmanın en güzel yanı…

Fezi Altun: Makyaj sanatçısı olmak benim için sürekli meditasyon yapmak gibi. Genelde arkadaş çevremde hep söylediğim bir şey vardır, eğer tekrar bir şansım olsa her şeyi değiştirmek için, değiştirmek istemeyeceğim tek şey mesleğim olurdu.

Mesleğimin en güzel tarafı sürekli sosyal olmak, hatta bu durum bazen o kadar yoğun oluyor ki eve gidip sadece tek başıma kalmak isteyebiliyorum. Mesleğimin en sevdiğim tarafı ise memnuniyet. İnsanların yüzünde yapmış olduğum en küçük fark bile psikolojilerine çok pozitif yansıyor. Evet dünyayı kurtarmıyoruz, uzaya mekik de fırlatmıyoruz makyaj sanatçıları olarak ama birilerini yaptığınız işle mutlu etmek de paha biçilmez bir duygu. Kamera arkasında olmak, harcadığınız emek, gösterdiğiniz özen ve sonucun sizi memnun etmesi ise size kalan artılar.

ZiI6ImpwZyJ9

Begüm Yılmaz – Model

1V1Y Stüdyo: Modelliğin olmazsa olmazı…

Begüm Yılmaz: Her meslek kadar modellik de profesyonellik gerektiriyor. Bu yüzden model olmak isteyen birisinin fiziğine özen göstermesi gerekir. Modelliği fiziğine dikkat etmeyen insanların yaptığını görünce sinirleniyorum. Sonuçta görsel bir iş yapıyoruz. Ben de işimi çok sevdiğim için bu konuda çok hassasım ve dikkat ediyorum.”

koray-caner-2

Koray Caner Öztürk – Moda Yazarı, Dijital Proje Yöneticisi

1V1Y Stüdyo: Mesleğimin keyifli yönleri ve zorlukları…

Koray Caner: Beş yılı aşkın süredir moda ve yaşam stili üzerine yazılar yazıyorum. Kimi zaman blogumda, kimi zaman bir moda dergisinde, kimi zaman da bir gazetenin köşesinde yazılarımla insanların karşısına çıkıyorum. Londra’da veya Milano’da dünya devi moda markalarının defilelerini izleyip yorumlarımı paylaşıyor, yine bu markaların da içerisinde bulunduğu pek çok farklı marka için projeler geliştiriyorum.

Türkiye’de moda blogculuğunu bir “iş” seviyesine taşıyıp kartvizitine yazan ilk erkek olarak söyleyebilirim ki dijital dünyanın ve farklı sosyal paylaşım türlerin gelişmesi işimizi hem kolaylaştırdı hem de zorlaştırdı. Bir yandan herkesin moda üzerine paylaşacak bir şeyleri olması moda dünyasını canlı tutmaya yararken; herkesin bu konuda bir otorite gibi davranması, Instagram’da karşılaşılan on profilden sekizinin “stil bloggerı” olması, yazı gücünün yerini görsel gücün alması gibi faktörler de moda dünyasını zora sokmaya başlıyor. En azından bizim açımızdan.

Benim için yazı yazmak ve proje geliştirmek, hayatımı üzerine kurduğum iki kavram. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde aldığım Endüstri Mühendisliği eğitimini de üzerine ekleyince, bu kavramlar bana yepyeni oyun alanları yaratma şansı veriyor. Bir de üzerine sevdiğim, ilgi duyduğum markalarla yan yana gelince, bu şansın ne kadar değerli olduğunu anlıyorum.

GamzeBiran_Streetstyle-2-1024x1024

Gamze Biran – Blogger & Stylıst

1V1Y Stüdyo: Mesleğimin çok yönlülüğüne gelince…

Gamze Biran: Yaklaşık 7 sene önce açtığım moda blogum hala www.gamzebiran.com olarak yayında. Tekstil,kozmetik, aksesuar ve teknoloji markalarıyla sosyal medya projeleri yürütüyorum. Aynı zamanda Esquire dergisinin stil editörüyüm ve Sabah gazetesinde seyahat yazıları yazıyorum. Bundan 7 sene önce blogu açtığımda dünya markalarıyla işbirlikleri yapacağımı, moda haftalarına katılacağımı ya da yerli yabancı bir çok dergide, gazetede röportajlarımın çıkacağını hayal bile edemezdim.

Şu an sevdiğim işi yapıyor olmanın mutluluğu paha biçilemez, özellikle de sabahları erken kalkmadığım için memnunum. Ama bu demek değil ki işler öyle kolayca yürüyor. İster istemez uyanık olduğum her an çalışıyorum aslında. Mail cevaplıyorum, proje yazıyorum, sosyal medyada paylaşım yapıyorum, bloga post giriyorum, toplantılara gidiyorum, çekimler yapıyorum, oturup saatlerce araştırma yapıyorum kimi zaman 24 saat yetmiyor bile. Birçok marka proje talepleriyle geliyor, eğer akıllarında bir fikir varsa onun üzerinden gidiyoruz, eğer yoksa da toplantılarla beraber neler yapabileceğimizi konuşuyoruz.

Bazen de beni heyecanlandıran bir fikir geliyor aklıma ve uygun markayı seçip projeyi benim götürdüğüm de oluyor. Burada önemli olan doğru markayla doğru projeyi yapabiliyor olmak ve tabi ki markanın bana uygun olması en önemli unsur. İşbirliklerine reklam gözüyle bakmıyorum hiçbir zaman. Çünkü kullanmayacağım ya da tavsiye etmeyeceğim bir ürünle ve markayla proje yürütmüyorum asla. Bundan birkaç sene önce sosyal medyanın önemini markalara anlatmakta büyük zorluklar yaşıyordum ama artık bu problem zamanla ortada kalktığı için mutluyum.

sdfdssfdfds

Ahmet Çoban – Kuaför (Makas Nişantaşı)

1V1Y Stüdyo: Benim için kuaförlük…

Ahmet Çoban: Mesleğim benim için hayatımın en önemli detaylarından biri. Kelimelere dökmek gerektiğinde ise kuaförlük içimdeki sanatsal ruhu, kendi özgür çalışma alanımda “tutkuyla yaratarak” dışa vurmak diyebilirim…

 

 

 

Hazırlayan: Zeynep İlkay

Yorum yok

No comments yet. İlk yorumu siz yapın.

YORUM YAZ

önceki5 / 27
sonraki7 / 27