OYUN BOZAN: HAZAR ERGÜÇLÜ

Işıklar, yaldızlar, mikrofonlar… Hepsi ALL Ocak 2017 sayısında Hazar Ergüçlü’ye dönük.

Yıllardır Hazar’la festivallerde, şurada, burada karşılaşırız ve her zaman aynı yerden konuşmaya başlarız. Hiç araya mesafe girmemiş gibi hayattan, gündemdeki olaylardan, Kardashian’lardan bahsederiz. Bu sefer de öyle oldu. Uzun bir maratonun ardından Hazar güzel bir tatile hazırlanıyor. Enerjisini depolayacak yeni projelerle geri dönecek. fiimdilik hepimizin yapmak istediği gibi bir şeylere ara verme durumunda. Twitter’ını kapattı mesela. Kapatıp neden uzak duramadığını anlattı. Instagram’a nasıl aralar verdiğini. Bir sürü insan Hazar’ı takip ediyor ve bunun tehlikelerinden rahatsız olduğunu da açık açık dile getiriyor. Çünkü oyunculuğa herkesin işine baktığı gibi sadece meslek olarak bakıyor. Saçtığı ışıltıdan gelen popülerliğini çok önemsemiyor. Bu sorulduğunda da “Herkes çok tatlı!” klişe cevabı yerine gerçek yorumunu katabiliyor. Bu yüzden diğerlerinden farklı, bu yüzden oyunbozan!

all-hazar-erguclu
Şu ara en popüler olan şey ünlülerin Instagram’ını, Twitter’ını kapatması. Sen de Twitter’ını kapattın. Neden yaptın? Boşluğu nasıl dolduruyorsun?
Sevgimizi de o sanal dünyada yaşar olduk, öfkemizi de. Karşına geçse tir tir titreyecek adam Twitter’dan istediği gibi konuşuyor. Klavye başında siler bir daha yazar yani. Ben de hesabımı kapattım. Bir arkadaşımın Twitter’ından takip ediyorum olanları. Bir gün falan dayanabildim yokluğuna. Çok hızlı değişen bir gündemde yaşıyoruz. Yakalamak istiyorum ben de. Twitter’dan başka bir yerden öğrenemiyorsun çünkü elinin altında. Ama açıkçası sosyal medyaya bu kadar bağımlı olmaktan rahatsızım. Twitter’ı kapattım ama Instagram’ı kapatamıyorum. Orada kendimize yarattığımız o küçük mutlu alanı, albüm gibi fotoğraflar çekip koymamızı seviyorum. Yine de bazen Instagram’daki timeline’ıma bakarken kendimi şunu düşünürken buluyorum, “Bir tek ben mi çalışıyorum?”, “Herkes mi tatilde!”, “Herkes mi çakıl taşlarının üzerinde?”. Bunlar aklıma gelince de sürekli “Sakin ol, gördüğün her şeye inanma,” diye kendimi telkin ediyorum. Değer yargılarımızın böyle bağımlılıklarla değişmesi, ucu açık olduğu için beni korkutuyor. Bir gün dizlerimizi döveceğiz!”

Evet, mesela fotoğrafını beğenme-beğenmeme kavgaları, stories’e baktın bakmadın olayları. Hiç aklımıza gelmeyecek şeyler ihtiyacımız olup, duygularımıza dokunur oldu.
“Ben de yapıyorum ama çok sinirim bozuluyor. Nereye doğru gittiğini fark ettiğim anda da kendimi frenleyip, buna kapılmamaya çalışıyorum. Bu yoktu. 5 yıl önce böyle bir şey yoktu. Yüz yüze bakıp konuşmak çok önemli bir şey. Ve biz bunu kaybediyoruz. Hem iyi anlamda hem kötü anlamda. Buna çözüm olarak da Instagram’a bakmama, uzun aralar verme gibi bir karar aldım. Yorumları da kapattım. Yaptıklarım üzerinde insanların bu kadar etkin rol almasını istemiyorum. İnsanlar o kadar uçlarda yorumlar yapıyor ki, farklı değer yargılarımız yüzünden buna maruz kalmak istemiyorum. Ben kimseye örnek olmak zorunda değilim, ama herkese saygılı olmak zorundayım. İnternete de daha huzurlu olmak için ara vereceğim galiba.”

all-hazar-erguclu2

Kötü haberleri aldığımızda moralimiz bozuluyor değil mi?
“Evet! Bir de Twitter böyle bir yer. On tane olumsuz tweet okuduğunuzda, biraz duyarlı bir insansanız hemen işin içine giriyorsunuz, sahipleniyorsunuz.”

Kendini seven insanlardan mı korkarsın yoksa sevmeyenlerden mi?
Açıkça kendini seven insanlardan. Bir yerde güçlü bir memnuniyet varsa sıkıntı da vardır. Sorgulanmayan, farkında olunmayan bir şey vardır. Bu yüzden kendini aşırı seven insanlardan hoşlanmam ve ilgimi çekmez.

Bağlan Keskin’in Hazar Ergüçlü röportajının devamı ALL Ocak 2017 sayısında. 

Yorum yok

No comments yet. İlk yorumu siz yapın.

YORUM YAZ

önceki89 / 215
sonraki91 / 215